ZAYIFLAMA VE SPOR

Zayıflarken önemli bir faktörü asla unutmamak gerekir.
Sadece diyet yapmak yeterli değildir, aldığımızdan fazla enerjiyi harcamalıyız.
Eğer şişmanlamışsak bunun tam tersi söz konusudur yani harcadığımızdan fazla yemişizdir.
Spor ile birlikte yapılan bir kilo verme süreci alınan enerji miktarını düzenleyip,
kalori tüketimini yükseltir.

Açlık çekmeden zayıflamak
Diyetler çok az insanın tahammül edebildiği bir süreçtir bu yüzden
dünya pazarının zayıflama hapları ve yağ yakıcıları ile deyim yerindeyse patlamak üzere olduğuna şaşmamak gerek.
Ama bu tip yardımcı maddelerle istenilen kiloya düşülüp eski yemek alışkanlıklarına dönülür dönülmez kilolar da geri gelir.

Zayıflamak sadece yemek alışkanlıklarının değişmesi ve bunun yanında spor ile başarılı olabilir.
Zayıflama sürecinin sadece çekilmesi ve bitirilmesi gereken bir çile olarak düşünülmemeli,
sadece değişen yemek ve yaşam alışkanlıklarımızın bir sonucu olarak geliştiğinin bilincine varmalıyız.
Önemli olan zayıflama sürecinde hiç bir gıda maddesinden vazgeçmek zorunda kalmadan tok kalabilmemizdir.
Sadece bir kaç beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile sağlıklı kilo verilebilir:

- Daha az yağlı ürünlerinin tüketimi. Bazı besinler çok fazla yağ içerdiğinden
ve bunlar direkt olarak depolandığından dolayı bu tip ürünlerden uzak durulmalıdır.
(salam, sosis, yağlı et, peynir, krema, sos vb.)
- Daha fazla bakliyat ürünleri. Bakliyat ürünleri daha uzun süre tok tutar
ve daha fazla besin değerlerine sahiptirler.
- Sebze ve meyve sadece vitamin, mineraller ve selüloz ihtiyacını karşılamakla kalmaz
aynı zamanda fazla kalori almadan tok tutarlar.
-içeceklere dikkat: bazı içeceklerde çok fazla kalori bulunur.
Kola ve biranın fazla kaloriye sahip olduğunu hepimiz biliriz
ama mesela elma suyunda da litre başına yaklaşık 500 Kcal bulunur.

Yemek alışkanlıklarının değişmesi sadece kilo vermeye yardımcı olmaz aynı zamanda da
daha sağlıklı ve aktif bir hayat sürmemizi sağlar.

Spor ve zayıflama: kasların toparlanması sağlamak ve sarkmaları önlemek
zayıflama sürecinde sporun önemi çoğu zaman dikkate alınmaz.
Senelerce çok az hareket etmiş olsak bile zayıflama sürecinde,
çok fazla kilolu insanlar için sadece yüzmek yada yürüyüş mümkün olsa bile,
belirli spor hareketlerinin yapılması gerekir.
Sadece bir diyet yaparak kilo verilmişse ve yine normal yemek alışkanlıklarına başlanmışsa,
bedenimiz zayıflamadan önce kullandığı enerjinin daha azıyla yetindiği için tekrar kilo alırız.
Bunun aksine kilo verirken spor yaparsak ve istenilen kiloya ulaşıldığı halde spor’a ve
yeni edindiğimiz yemek alışkanlıklarına devam edersek
hem vücudumuzun fit kalmasına hem de kiloların geri gelmesine engel oluruz.
Ayrıca spor sadece kilo vermeye yardımcı olmaz aynı zamanda
kalp ve dolaşım sistemini kuvvetlendirdiği gibi
strese karşı da etkilidir.

UYUYARAK ZAYIFLAMA

Uyku ve kiloların arasındaki bağlantı
Yeni yapılan araştırma neticelerine göre Body Mass Index (BMI) ile
uykunun kalitesi ve uzunluğu arasında şaşırtan bağlantılar ortaya
çıkmıştır, buna göre sağlıklı bir kilo kontrolü ve dengesi için
uyku yardımcı olabilir.

Bir grup bilim adamı 14 kişi üzerinde uyku davranışları, kalori ve enerji  tüketimi,
fiziksel aktivite ve stres içerikli bir araştırma yapmışlardır.

Tüm bu etkenler deneklerde kollarına takılan ve tüm bedensel hareketleri,
vücut ısısı, ve diğer belirtilerini gösteren bir bilezik ile ölçülmüştür.

Az uyuyanlar daha aktif oldukları halde kilo almaya daha meyilliler
Analiz sırasında tüm denekler
gecede 6 saatten fazla uyuyanlar “uzun uyuyanlar” ve
gecede 6 saatten az uyuyanlar ” az uyuyanlar”
olarak iki gruba ayrılmışlardır.

Sonuçta “az uyuyanların” 28,3 (kg/m2) ile
“uzun uyuyanlar”a 24,5 (kg/m2)
nazaran daha yüksek bir Body-Mass-İndex (BMI)’e
sahip oldukları ortaya çıkmıştır.

“az uyuyanlar” ayrıca uykuya dalma ve
soluksuz uyuma gibi zorluklar göstermişlerdir.

Fazla kilolu “az uyuyanlar”ın normal kilolulara karşın
daha aktif oldukları gözlemlenmiştir.
Mesela fazla kilolu “az uyuyanlar” günde 14.000 adım atarken
bu sayı normal kilolularda 11.300 adımdır
ayrıca günde neredeyse 1000 kalori fazladan harcayarak 3064 kalori yakmışlardır
normal kilolularda ise bu miktar 2080 dir ve bu da neredeyse %25’lik bir fark demektir.
Çıkan sonuç ve oranlara rağmen bu yüksen enerji tüketimi
yinede kilo kaybına neden olmamıştır.
Stres hem uyku kalitesini hem de yemek alışkanlığını etkileyebilir.
Bu araştırmayı yöneten Dr. Arn Eliasson’da bu çıkan sonuçlar
uyku ve kilolar arasında ki bağlantıyı daha da araştırma
merakını uyandırmıştır.
Yeni yapacağı araştırmalarda kilo farklılıkların sebeplerini
daha da ayrıntılı ir şekilde araştırmak istemektedir.

Dr. Arn Eliasson’un ilk tahminlerine göre, vücudun doğal hormonel dengesinin
az uyku ile bozulduğunu ve tokluk hormonu Leptin’in seviyesi düşerek
daha çok yemek yeme isteğini açığa çıkardığını düşünmektedir.

Ayrıca stres de birçok yönden uykuya ve gıda alımına etki eder.
çünkü stres bir taraftan uyku kalitesini ve süresini azalttığı gibi
insanın daha az organize davranmasına ve bu yüzden daha agresif tepkiler vererek
normal durumundan daha fazla aktivite harcamasına sebep olabilir.
Bu tip aşırı aktiviteler de kontrolsüz yemek yeme
ve doğal olarak kilo almaya sebep olabilirler.

Dr. Arn Eliasson’a göre ayrıntılı bir muayene ile
hormonel faktörlerin iştah ve metabolizma üzerindeki
etkilerini ve bu etkenlerin kilo almanın üzerindeki etkilerini detaylı olarak
araştırmanın gerekliliğidir.